Dünyayı ve evreni anlamaya
çalışmak insanlık tarihinin en eski konularındandır. Geçmişte de günümüzde de insanlar
farklı şekillerde dünyayı anlamaya ve ruhani dünya ile temas kurmaya ihtiyaç
duyarlar. İnsan var olduğundan beri evrenin nasıl, ne şekilde hangi maddeden ve
neden yaratıldığını düşünmüş, yarattığı kozmogonik mitlerle bu sorulara yanıt
aramıştır. Kozmogoni, kozmolojiden
farklı olarak evrenin yaratılış ve varoluşu hakkındaki bilimsel bilgilerin
dışındaki halkın bilincinde ve kültürel dünyasında var olan evrenin ve insanın
doğuş, yaratılış ve var oluş hikayeleri, kutsal başlangıcın, kökenin
anlaşılması için insanlığın yarattığı düşünce ve tahminlerin gizli bilgilerin
öyküsüdür. Kozmos, düzenin başlangıcı
olduğu için kutsal kabul edilir ve düzen başladığı için kaosa karşı bir oluşumdur.
Bu oluşumda bir başlangıç hikayesi mutlaka gereklidir. Pek çok mitolojik öyküde ‘kutsal başlangıç’
olarak da kabul edilen kökenin bilinmesi insanların
başlangıçtan sonra oluşturacakları mitleri etkilediği için önemlidir. (Bayat,
2007) Bu çalışmada, Türk kozmogonisi ve şamanlık bağlantısı ve bu algının şaman
davulundaki tezahürlerini incelemeye çalışacağız.
Dünyayı ve evreni algılamada
şamanlık önemli bir yere sahiptir. Şamanlık inancına göre bütün felaketler
fizik dünyamızla metafizik dünya arasındaki bağın kopması ve dengenin
bozulmasıyla baş verir. (Bayat, 2010:155) Şamanlar dünyada bu dengeyi sağlamaya
çalışan görevliler gibidir. Bayat, gerçek âlem ile görünen ve görünmeyen diğer
dünyalar arasındaki sınırın ve farkın insan bilincinde olduğunu söyler. (Bayat,
2010) Şaman bir bakıma gökyüzü ile yeryüzü arasında bir elçi, bir aracıdır. And,
Mevlevi sema ayinlerinde, semazenlerin sağ ellerinin göğe doğru yukarı, sol
ellerinin ise toprağa aşağı doğru olmasını bu aracılığa benzetir. (And, 2002)
Buryat efsanelerindeki şaman
kökeni de bu bağlantıyı destekler. Buryatların inancına göre Tanrı önce insanı
yaratır, insanlar mutlu bir şekilde yaşarlarken, kötü ruhların hastalık ve
kötülük yaymaya başlaması ile zor duruma düşerler. Tanrı bunun üzerine
insanlara yardım etmesi için yeryüzüne şaman göndermeye karar verir. Şaman
olarak bir kartal gönderir. İnsanlar kartalın dilinden anlamazlar. Bunun
üzerine kartal geri döner. Tanrı bu sefer kartalı insan şeklinde dünyaya geri
gönderir. Kartal, bir ağacın altında uyuya kalmış bir kadın görür, bu kadınla olan
beraberlikten ilk şaman dünyaya gelir. (Çoruhlu, 2011)
Şaman, ruhlarla iletişimini,
diğer dünyalara seyahatini davulu aracılığı ile yapar. Davul bir şamanın
olmazsa olmaz bir aletidir. Ayna, tüm evreni yansıtabildiği için, o da şaman
için davul kadar önemli bir aksesuardır. Biz bu çalışmada şaman davulunu ve
simgelerini incelemeye çalışacağız. Şamanın
dünya ve evren algısı, kozmogonisi, dünya görüşü davuluna yansır ve şamanlık
simgelerinin büyük çoğunluğu davulda görülebilir. Şaman davulu aracılığı ile diğer dünyalara
seyahat edebilir, öte dünya ile iletişim kurabilir, bu seyahatten bilgi ve güç
alabilir. Şamanlar, gövdelerini terk eder ve davullarına binerek, görünür dünyanın
ötesine giderler. (Bayat, 2006) Şaman bu seyahatleri bulunduğu yerde
ve o anda yapar. Her şey oradadır.
Şamanların insanların kutsal alem
ve ruhlarla aracılık yaptığı ve metinlerinde sözü geçen kutsal alemin ve ruhlarının
gerçekte var olup olmadığının bir önemi yoktur. Önemli olan bu uygulamaları
yapan halklar arasında hastaların iyileştirilmesi, toplumun düzen ve
ihtiyaçlarının giderilmesi, törenlerin yönetilmesi gibi uygulamalarda bu
algının somut tesirinin ortada olması ve yaşanmasıdır. (Bayat, 2006) Günümüzde
popüler müziğin temsilcisi sanatçılar çağımızın modern teknik ve elektronik
bilgisini eski dönemlerin doğa ile barışık bilge ruhu ile buluşturan çalışmalar
yapmakta, dünyayı şamanlar gibi algılamaya çalışmaktadır.
Bu çalışmada Fuzuli Bayat,
Bahaeddin Ögel, Yaşar Çoruhlu, Özkul Çobanoğlu, Pervin Ergun, Jean Paul Roux,
Mircea Eliade gibi araştırmacıların kaynaklarından derlediğimiz kadarıyla
kısaca Türk kozmogonisi, bunun davula nasıl yansıdığı, davulun yapımı, işlevi
ve türlerini ana hatlarıyla belirtmeye çalışacağız.
Şaman kültürünün ve felsefesinin temelinde
insan ve tabiatın uyumu, tüm kozmos, dünya, insan, bitki ve hayvan aleminin bir
bütün olduğu düşüncesi yatar. (Bayat, 2006)
Milattan
on binlerce yıl öncelere dayanan bir inanç olan Şamanizm, Orta Asya, Kuzey
Asya, Kuzey Amerika, Güney Amerika, Avustralya yerlilerinde, Endonezya'da,
Güneydoğu Asya, Çin, Tibet ve Japonya'da görülmektedir. Orta Asya’da şamanların
çeşitli adları vardır. Oyun, demirci,
bakşi, perihon, molla, bübü, odagan, kam kullanılan kelimelerdendir. Şamanların Orta Asya’da pek çok
çeşit farklı adından biri Yakutların (Sahalar) kullandığı ‘oyun’ kelimesidir. Metin
And, Oyun ve Bügü adlı kitabında, oyun kelimesinin çeşitli anlamları ile
şamanın büyüsel törenlerinin örtüşmesinden söz eder. (And, 2002) Şamanlık doğayı
ve tüm dünyayı gösteri, ritüel ve ibadet yeri olarak kabul eder. Orman, dağlar,
nehir, göl, kayalar bu gösterilere sahne olabilir. (Bayat, 2010) Bu törenlerde
şaman dans eder, ses ve çalgı aletleri ile müzik yapar. Bu çalgılardan olmazsa
olmaz olanı davuldur. Bir hastanın başıboş ruhunu araştırarak sağaltmak, bunun
için öteki dünyaya göç etmek ve bilgilere ve cevaplara ulaşmak bu somut
sonuçları gerçekleşmekte rol oynar. (And, 2002: 89)
Şamanlıkta ‘oyun’ felsefesi, Huizinganın oyun kuramı
ve Homo Ludens oynayan insan-
düşüncesine benzetilebilir. (And, 2002) Oyun felsefesinde, şamanın öte dünya varlıklarına
benzemesi, kendini tiyatro aktörü gibi role sokması yatar. Şaman don
değiştirerek kuş olur, ayıya dönüşür, şaman dans eder ve adeta ruhlarla bir
oyun oynar. Bu, şamanın öteki aleme
girebilmesi için, başka bir dünyanın oyuncusu olması gerekir şeklinde
yorumlanabilir. Bunun için kostümü, şaman giysisi ve davulu baş aksesuarıdır. Aynı
zamanda davul, şamanlıkta vecd haline geçmek yani transa girmek için önemli bir
tekniktir. (Bayat, 2006) Şaman bu sayede, yani başka bir boyuta geçerken
kostüm de değiştirerek, ‘kutsal alemin
ruhları ile, insan aleminin varlıkları arasında bir köprü’ olabilmektedir.
(Bayat, 2006:150)
Şaman
inancına göre bilginin kaynağı başlangıca tanıklık yapmış olan öteki dünyadır.
Bu bağlamda şaman yaptığı kozmik seyahat ile bu bilgiye ulaşıp insanlara
ulaştıran, evrendeki maddi alem ile ruhlar dünyası arasındaki ilişkiyi anlama
aracıdır. (Bayat, 2006)
Bir Soyot şiirinde şu şekilde
ifade edlmektedir: (Ertekin, 2008)
Deri kaplı davul, karşıla
isteklerimi
Oradan oraya taşı beni bulutlar
gibi
Alacakaranlığın ülkelerinden
Ve kurşuni gökyüzünün altında
Süpür dur rüzgar gibi
Aşarak dalgaların doruklarını
Türk
Şamanlığının esası Fuzuli Bayat’a göre Türk mitolojisinin dayanağı olarak
Şamanların özel olarak geliştirdiği ruhlar ve ruhlar dünyası ile ilgili olan inanışlardır.
(Bayat, 2006). Bu bağlamda Türk
mitolojik sistemindeki evren tasarımı ile şaman kozmogonisi örtüşür.
Bayat,
‘şaman kozmogonisi’ terimini kullanarak yukarı, aşağı, orta olarak ayrılan 3’lü
bir dünya algısından söz eder. Bu çerçevede,
Asya Şamanizm’inde üç âlem söz konusudur: Yer,
yeraltı, Gök. Evrenin üç tabakadan oluşması, her tabakanın çeşitli
katmanlardan oluşması ve bu katlarda ruhların bulunması Türk mitolojik sistemi
ile şaman kozmogonisinde kesişen unsurdur. (Bayat, 2006) Bu katlar, 7 veya 9
kat şeklinde de düşünülür. (Bayat, 2006) Örneğin yeraltının 7 kat olduğuna,
günümüzde de ‘utançtan yerin 7 kat altına indim’, ‘yerin 7 kat altına inse de
bulurum’ gibi sözlerin temelinde buradan geldiği düşünülebilir. Kam efsanelerinde
kamın davulu üstünde 9 kat gökte uçtuğu anlatılır. (Ermetin, 2009)
9 KAT (7 KAT)
7
KAT (9 KAT )
Şaman, bu üçlü kozmik yapı arasında onları
birbirine bağlayan bir direkten yararlanır ve kozmik seyahatini onların
arasından açılan deliklerden yapar. Ve bu seyahati davuluna binerek yapar. Davul,
3 bölgesi ile Gök, Yer, Yeraltı, bu ‘mikro kozmos’ u simgeler. Şaman esrime tekniği
olarak önemli yere sahip olan davul, şamanı yeraltına dünyasına indiren ve göğe
çıkaran bineği, bazen atı, bazen kanosudur. (Bayat, 2006)
Yerin ekseni,
tüm mitolojilerde dünya inançlarında cennet ve cehennemi, dünyanın çeşitli
katları ile birbirine bağlayan ve kozmik seyahatların yapıldığı kanaldır. Yerin
ekseni (axismundi) doğal bir varlık ya da insanlar tarafından üretilmiş bir
obje olabilir. Bir dağ ya da ağaç doğal axis mundi (yerin ekseni) ye örnek
olurken merdiven, çadır direği, ip ya da şaman davulunun arkasındaki tutanak
insanlar tarafından üretilen eksen olup bu bağlantı görevini üstlenebilir. Bu
eksen sayesinde bir katmandan diğerine geçilir, bağlantı kurulur ve kozmik
bilgi elde edilir.
Şaman mitolojisinde amaç bu üç kozmik kuşağın
merkezinden geçen eksenden faydalanmak ve bu kuşakları geçmektir. (Bayat, 2006)
Bu kozmik seyahati şamanlar yapar. Bu anlamda şamanlar, toplumların binlerce
yıllık kozmik bilgisini kuşaktan kuşağa aktarmakta, toplumla gizli dünya
arasında da bağ kurmaktadır. Şaman bu bağlamda zaman ve mekan kavramlarını aşan
kişidir. Şaman davulunda, dünyaları ve zamanları, zaman ve mekan kavramını da
resmeder.
YERİN
EKSENİ- ( AXIS MUNDİ )- KUTSAL AĞAÇ- DÜNYA AĞACI
DAVULUN ARKASI (ALTAY YÖRESİ)
DAVULUN YÜZÜ
Sibirya- Altay yeratı- gök
Şaman
davulu kayın ağacından yapılır. Eski Türklerde kayın ve ardıç ağaçları kutsal
sayılıyorlardı. Özkul
Çobanoğlu, kayın ağacının kökleriyle “yeraltına”, gövdesiyle “yeryüzüne” ve dal
ve yapraklarıyla da “gökyüzü”ne olan bağlantısından bahseder.
Bu ‘üçlü’ algı, Türk mitolojik sistemindeki gök, yer,
yer altı algısı ile birleşir. Yaşam sembolü olan ve kutsalı belirleyen merkezi
oluşturan axis mundi olarak bir “hayat ağacı” şeklinde algılanan “kayın ağacı”nın
öneminden bahseder. (Çobanoğlu, 2010),
A. İnan’a göre her şaman ayin yaparken yanında kayın ağacı bulundururdu.
Kamlar (şamanlar) ağacı, gökyüzüne ulaşmak için bir merdiven olarak
kullanılıyorlardı.
Yakut ve Altay Türklerinde yaşam ağacına ‘dünya ağacı’ da denir.
Eski Türk geleneğine göre, bu, Dünya’yı
ortasından (göbeğinden) öte-âleme ve Demir-Kazık Yıldızı’na bağlayan, dalları
vasıtasıyla şamanlara yeryüzünden
yüksek âlemlere yolculuk yapma olanağı sağlayan bir ağaçtır. Buna Demir Ağaç da
denir. Şaman geleneğine göre Dünya, ‘Göğün göbeği’ ile bu ağaç sayesinde irtibat halinde olup,
bu ağaç ile beslenir. Anne rahmindeki bir bebek için göbek kordonunun anne ile
ilişkisi gibi bu göbek de bir bağlantı noktasıdır. Dünya Ağacı, bu bağlamda
yerin ekseni ve axis olup bağlantı noktasını oluşturan kozmik bir ağaçtır.
Bu durumda kayın ağacından yapılan
şaman davulunun arkasında bulunan tutanak ve davulun üzerindeki semboller axis
mundiyi temsil etmekte, şaman axis mundi üzerine geçerek aşağı ya da yukarı
seyahat edebilmektedir.
Kayın ağacı
ile Dünya ağacı (Hayat ağacı) arasında simgesel bir bağ bulunur. Hayat ağacı
gök ile yer arasında bir bağdır. Kam da ayinlerinde ya göğe, ya yer altına
inmektedir. Davulun kasnağı evren ağacından yapılmış olduğu için Kam davulu
çalmaya başladığı zaman sihirli bir şekilde bu ağacın yanına, yani dünya
merkezine fırlamış olur. Bu sayede göğe çıkabilir. (Eliade, 1999:200)
KARTAL
YERİN EKSENİ (AXIS
MUNDİ)
|
KUTSAL GÖK (SEMAVİ
ALEM)
|
|
İNSANLARIN
YAŞADIKLARI YER-
|
|
YERALTI (ÖTE-ALEM)
|
GÖĞÜN GÖBEĞİ
(YILDIZ)
YERİN GÖBEĞİ
Şaman mitolojisi, dünya görüşü, düşünce tarzı, göçebe veya avcı
toplayıcı hayatın felsefesi, davula
çizilen resimlerde ve şekillerde sembolleşmiştir. Davulda korunmuş eski simgeler, Şamanlığın
kökeni ve etkileşim alanını da ifade eder. Türk Şaman davulları hemen hemen
ayrıntılarına bakmaksızın aynıdır. (Bayat, 2006) Davul, simgeseldir ve sihirli işlevleri çoktur. Davul ile yapılan şaman
ayinlerinin önemli bir özelliği dairesel oluşudur. Ayin, bir daire etrafında
yapılır. Davul kozmosu,
ölümsüzlüğü ve yeniden doğuşu temsil eder. (Eliade, 1999).
Şaman hastalığından sonra adayın yeni statü almasıyla,
giysisiyle beraber davulun yapılması şarttır (Bayat, 2006).
Ertekin, Mevlevilikte Şamanizm
İzleri adlı kitabında şöyle anlatır. :
‘Ruhlar tarafından seçilen Kam adayı davulunu yapmak için
usta bir Kam tarafından yönlendirlir. Usta Kam adayına içmesi için bir acı çay
verir Bu sırada yaşlı usta şarkı söyleyerek ateşin etrafında dans eder. Büyük
davulu çok hızlı çalmaya başlar, Kam adayının başı döner. Beyaz bir karga gen
Kam adayının sol omzuna konar.Genç Kam, yaşlı adamın sesiyle karganın bir
şeyler söylediğini duyar.Usta, karga aracılığı ile onu ruhunu serbest bırakması
ve hayat ağacının basamaklarını teker teker çıkması konusunda
cesaretlendirir.Bedeninden dışarı ayrılan genç Kam’ın ruhu ormana gider.Orada
bir kurt vardı, kam adayı kurdu takip eder, kurt bir yerde durur. Orada tam 21
tane ağaç bulunmaktadır. Usta bu yerin doğru yer olduğunu fısıldar3 kere 7 21
eder der ve senin de davulun kenarlarını, tokmağını, ona doğru sesi veren iç
kısmını yapmak için bu kadar oduna ihtiyacın var denir. Bu ağaçların olduğu
yere iyice bak, yarın oraya gitmeliyiz.’
Kam adayı, ruhu bedenine geri
döndüğünde, ustasının ocak başında hala dans ederek şarkı söylediğini görür ve
yorgun düşerek uykuya dalar. Ertesi gün ustası ondan trans sırasında ruhunun
gittiği noktayı ve seçilmiş ağaçları bulmasını ister. Bu bir sınavdır. Eğer o
yeri bulmayı başarırsa ustası ona bir davulun nasıl yapılacağını gösterir.
Davul yapımı için kullanılacak
ağacın, temiz, zedelenmemiş, meskun yerlerden uzak mekanlardan temin edilmesi
gerekir. Kam, kasnağın yapılacağı ağacın yerini doğrudan doğruya ruhlardan
öğrenir. Davul yapmak için ağaç kesilmez, ağacın yaşamının devam ettirebileceği
bir şekilde parça alınır. Yakutlarda- üzerine yıldırım düşmüş bir ağaç seçilir. Davul
esasen kayın ya da sedir ağacından yapılır.
Malzeme 3 gün içinde
toplanır. Davul yapımı için gereken malzemeyi tüm kabile üyeleri, ya da Kam’ın
en yakınları hediye eder. Daha sonra davulun üzerine resimler, şekiller
çizilir.
Üstat Kam, genç Kam’a
davulunu ve cübbesini verir. Genç Kam davulu koruyucu ruhuna takdim eder. Koruyucu
ruh davulu gözden geçirir ve bununla ne kadar süre tören yapılabileceğini
tesbit eder. Davul bazı kaynaklara göre önce göğe, sonra da Erliğe sunulur. Kurban
olarak ona içki sunulur.
Kam kendi merasimlerinde kullanacağı araç gereçlerini, yani hırkasını,
başlığını, maskesini, özellikle davulunu ve tokmağını kendisi yapmaktadır.
Usta Kam daha sonra davulun çerçevesini yapar.
Sonra kafası, kolları, ayakları olan tutacağı ve tını tahtalarını davula
tutuşturur. Kıl sicim ile tını tahtaları çerçevenin etrafına sıkıca tutulur.
Çerçeve de sicimle sıkı sıkıya bağlanır. Tokmağın her vuruşunda farklı sesler
çıkararak çınlamaları için bu sicimlere demir parçaları takılır.
Davul için 5 malzeme ağaç, demir, bakır, deri ve kıl sicim şarttır.
I.
Davulun gövdesini, kayın ya da sedir
ağacından yapılan kasnağı kaş teşkil eder.
II.
Kasnağın (çemberi) dairesi 10 -12 karış,
derinliği 14 - 22 cm. olur. İki başı kayışla bağlanır.
III.
Davulun büyüklüğü hem
şamanın yaşına hem de şaman geleneğine göre ruhların isteği ile belirlenir.
Genişliği 3-4 düğüm (30-50 cm) olan
esasen oval biçimli olabilir.
Radloff göre, davulun şekli az çok ovaldir.
Anohin bunun yanında ayrıca yuvarlak davullardan da sözeder. Nitekim Şorlarda
davulun her iki şekline rastlanır. Bunlarda tasvir edilen davulun çapı 76
santimetredir. Potanin ise, yalnız yuvarlak davullar gördüğünü yazmıştır.
Davulun sesini
sonsuza kadar şekillendirecek gücün yalnız kayın ağacında olduğu düşünülür. Ahşap saplar,
kesişen şekilde dikey ve yatay olmakla davula bitiştirilir ve bu şekli ile
kollarını yana yana açmış insan figürünü hatırlatır. Ölmüş eski bir Kam’ı, davul
sahibi eski bir ruhu simgeler. Bir tür ‘davul sahibi’dir. Başı oval
şeklindedir.
Hiçbir
şaman kendi arzusu ile davul yapamaz, bu ancak ruhların telkinleri ile olur, ve
her şaman bir ruhun, ölmüş başka bir şamanın varisidir, davulun arkasındaki
insan figürü bu ruhu temsil eder. Bazı şaman davullarında dikey atılan sapın üst kısmına
insan yüzü tasviri konulur bu da sapın, davulun veya şamanın ruhunu simgeler. 2
küçük metal levhacık göz rolünü oynar. Bunlar şamanın uzağı gören gözünü, insan
figürü de yardımcı ruhunu simgeler. Dörtgen şeklindeki levha sakalı, yürek
şeklindeki levha kalbi gösterir.
Yüz üzerinde oyma olarak
yapılmış kaş, burun, ağız, bazen sakal yapılmıştır. Sapın üzerinde bazen Kam’ın kendisini
simgeleyen bir insan resmi bulunabilir. Bu şeklin göğsü hizasından çaprazlama
geçirilen ve kiriş denilen demir çubuk onun kollarını oluşturur. Bu sap, bu çubuğun alt kısmında genişleyerek
kalçaları ve çatal bacakları oluşur. Bu çatal kısmında yer alan küçük resim
Kam’ın koruyucu ruhunun simgesidir. Bu tamamen yerin ekseni (axismundi) yi temsil eder.
Kam bu eksen vasıtasıyla yolculuk yapar.
Kiriş denilen yatay
demirin iki yanına asılan, ses çıkaran demir nesneler bulunur. Bunlar Kam’ı
kötü ruhlardan koruyan silahları temsil eder.
Bazen de Kam’ın emrindeki ruhları temsil ederler. Bu çıngıraklar ok
şeklinde olup kötü ruhları kovmaya yarar. Bunların sayısı Kam’ın koruyucu
ruhlarının sayısına göre belirlenir. Davulun esas kısmı olan ağaç ve demir
hiçbir zaman değiştirilemez. Deri değişebilir.
Şaman davulunu iki kısma ayıran insan figürüne, altay- sayan şamanları
tüngür eezi derler. (Bayat, 2006)Davulun üst kısmında yatay ve dikey bir
biçimde bir birini kesen dikdörtgenler Ülgen’in yazıları olarak bilinir. Buna
şamanlar bazen ülgen’in mührü de derler. Kodbin şamanları davullarındaki insan
figürüne ham buter derler. Çelkan Şamanları ile Altay Şamanlarının da davulu
insan figürü ile ortadan iki kısma ayrılmıştır. Bunun aksine Uryanhay
şamanlarının dairevi davulu dikey sapla ikiye bölünür bu sapa toktuş denir ve
çeşitli eşyalarla süslenir- insan figürünü hatırlatmaz.
Ortadan geçen yatay sap, davulu yukarı ve aşağı (gök ve yer veya ruhlar
dünyası ve insanoğlunun yaşadığı dünya) kısmına ayrılır. Yatay atılan sap, davulu
iki eşit olmayan kısma böler. Sapın yukarısı semayı, aşağısı ise yeraltı
dünyasını simgeler.
Bu ağaç sap, kasnağa geçirilmiş
demir çubuğa berkitilir. Demir çubuk aynı zamanda davulun bozulmasının önünü
almış olur. Davulun hem iç hem de dış kısmında kırmızı veya beyaz renkle
çizilmiş bir takım resimler yer alır.
Kasnağa geyik, dağ keçisi veya at derisinden üzlük çekilir. Deriler bazen ren geyiği, yaban
geyiği, sığır, ya da at derisi olabilir.
Davulun derisi hangi
hayvandan yapılırsa davul o adı alır. Daha sonra o hayvan, Kam’ın bineği
olacaktır. Hayvan adeta kendini hediye olarak sunar, Kam hayvanı rahatça avlar.
Davulda kullanılacak deri seçiminde koruyucu hayvan dikkate alınır.
Davulun iskeleti
alınarak, kızgın bir demirle tahtanın üzerine demirler açılır. Hayvanın derisi,
tüylü tarafı yukarı gelecek şekilde çerçevenin üzerine yerleştirilir. Kıl sicim
ile çerçevenin kenarındaki deliklere dikilir.
Genellikle davul, o v a l biçimdedir.
Evren Ağacı, şamanın tırmandığı kayın ağacı, kurban
edilen hayvan (at) , şamanın yardımcı
ruhları, göklerdeki yolculuğunda ulaştığı güneş ve ay, ölüler alemine indiğinde içine girdiği (ölüler
hakiminin 7 oğlu ve 7 kızıyla birlikte) Erlik Han’ın Yeraltı Dünyası, vb. gibi,
bir anlamda şamanın geçtiği yolu ve serüvenlerini özetleyen bütün bu öğeler
davulun üzerinde resimler şeklinde karşımıza çıkar.
Davulun üstünde yıldızların resmi
olmazsa olmazlardandır. Yıldızlar insanların yollarını bulmalarını sağlar ve
astrolojik önemi bulunur. Jean Paul Roux’a göre, Türklerin ve Moğolların eski inançlarında,
davul evrensel dansa tempo tuttuğu gibi ayrıca evrenin resmini de üzerinde
taşır. Davulun üzerinde kartal
tasvirleri de bulunmaktadır.
·
Davul
çoğu kere yatay ve dikey bir hatla
bölünür.
-
Bu
hem 4 ana yönü işaret eder, hem de gök ve yer olarak dünyayı ikiye böler.
-
Yatay
hat kiriştir ve üzerinde çıngırak ya da şerit olduğu düşünülen resimler vardır.
·
Davul
üzerindeki dikey unsur, dünyanın eksenini ifade etmektedir.
-
Bunun
bazen dünya ağacını da temsil ettiği düşünülür
-
Dünya
ağacı, kökleri yer altı alemine, gövdesi
yer yüzüne, dalları ve yapraklarıysa göğün en üst tabakalarında olan bir eksen
gibidir
-
Bazen
kutup yıldızına kadar uzandığı kabul edilir
·
Bu
eksen bazen eezi’ye benzetilir. Üst başını, alt ayaklarını temsil eder. Şamanın
ya da davulun ruhunu temsil eder.
·
Davulun
yukarı tarafı Gök Tanrı’yı (Sonra Ülgen) e tahsis edilmiştir
·
Alt
kısımda bulunan yaşlı adam tasviri, evin koruyucusu ve efendisidir
·
Minusink
Tatarlarından alınan bilgiye göre:
-
Davulun içindeki dikey sapta bulunan ‘mars’ adı verilen 12 delik, şamanın Erlik Han’a ulaşmasını sağlar.
-
Deliklerin
arasındaki kabartılar, kamın uçarak ya da yürüyerek geçtiği dağ sıralarını
temsil eder.
-
Sapın
üstüne yerleştirilen enlemesine sopayla kötü varlıklar püskürtülür ve buna kötü
ruhları kovan 18 çıngırak takılır
-
Bunların
dışındaki 2 çıngırak da Şamanın habercilerini temsil eder.
-
Davulun
üst kısmındaki 4-6 tane demir kanca hastanın düşmanlarını simgeler
-
Demir
sopaya asılan bezler şamanın kudretini
-
Çizilen
7 renkli gök kuşağından şamanın göğe, Kan Kuday!’a çıktığı merdivenler sarkar.
-
2
kayın ağacı dışında gökkuşağının altında, ışık saçan 2 daire, haç biçiminde
yıldızlar, merdivenin üst kısmında erkek ruhları uzaklaştırmakta şamana yardım
eden 7 dağ kızı tasvir edilmiştir.
-
Oradaki sekiz çift birbirlerine paralel çizgiler, dünyayı denizin üstünde
tutan sekiz ayağı sembolize ederler. (Bayat, 2007)
-
Davulun
derisinin üstündeki resimler, yerdeki bazı varlıklar ile gökteki efsanevi
varlıklara aittir. Yukarıya doğru sağda ay, solda güneş resmi vardır.
-
İkisinin
yanında görülen iki küçük daire, güneşin doğuşunu ve batışını simgeler.
Bunların arasındaki noktalar yıldızları gösterir.
-
Ayrıca Ülgen n kızlarını gösteren resimler ile
kuş, geyik, ağaç vb. şekiller de vardır.
Davulun üst
kısmında yedi renkli gökkuşağı tasvir edilir. Gökkuşağının iki ucundan da, iki
geniş kare şeklinde merdiven sarkar. Bu merdivenle kam, Kan Kuday’in huzuruna
çıkmak için gökyüzüne yükselir. Kan Kuday’in önünde beyaz boyayla çizilen iki
kayın ağacı vardır. Kam, gökyüzüne yükselerek Kan Kuday’dan hastayı
iyileştirmek ya da ya da öldürmek için emir alır. Gökkuşağının
altında ışık saçan iki daire vardır. Ayrıca 14-18 kadar yıldız bulunur.
Merdivenin üst kısmındaysa beyaz renkle yedi dağ kızı resmedilmiştir. Bu kızlar
eğer ruh erkekse onu uzaklaştırmada kama yardım ederler. Kız figürlerinin
yanında iki kuş tasviri vardır. Kam bu iki kuşla göğe yükselir. Davulda bundan
başka kırmızı renkte at, süvari ve keçi bulunur.
Davulun
ortasındaki üç çizgi bu dünya ile öte dünyayı ayıran bir tabakadır
Davulun alt tarafında, kutsal koyunları himaye
eden kurbağa resmi vardır.
Deliklerin
arasındaki kabartmalar, kamın uçarak ya da yürüyerek geçmek zorunda olduğu dağ
sıralarını temsil eder.
Deliklerin aralarındaki
kabartmalar da dağları simgeler. Sapın üst kısmında kötü ruhları kovmak için
şamanın yararlandığı demir sopa vardır. Demir sopaya da sayıları 18 e dayanan
demir çıngırak bağlanır ki – bu da şamanın kötü ruhları kovmak için
yararlandığı silahtır
Altay türklerinin
Şamanist inancında şamanın göğe çıkışını simgeleyen merdiven, davulun dış
kısmındaki diğer resimlerin yanında ter almaktadır
Şaman, merasim
zamanı yardımcı ruhlarını davulun içine topladığı için davulun iç kısmındaki
resimler davulun veya sahiplerinin resmi gibi yorulur
Dünya modelinin
esas unsurlarından biri olan ve 3 dünyayı birleştiren ağaç resmi de davulun iç
kısmında yer alır
Bir önemli
öğe de tokmaktır. Tokmak, ya tavşan derisiyle kaplanarak söğüt dalından; ya
geyik kemiği ya da boynuzu ya da kayın ağacından yapılır. Tokmağın sapına
hastaya gelen kötü ruhları kovmak için kamçı görevi üstlenen bez ve deri
parçaları yapıştırılır.
Sedir ağacından yapılan tokmağın
üzerine, geyik postunun en yumuşak bölümü deri kayışlarla bağlanmıştır. İç
kısmında ise 3 kere 3 sayıda demir çıngıraklar vardır. Tokmağın sapına bileğe
geçirilmek üzere bir ip geçirilmiştir.
Bu tokmakla davulun derisine vurulduğu an da Kam’ın bineği olan hayvan
konuşmaya başlar.
Tokmağın davula
vurulan kısmına samur veya tavşan derisinden üzlük çekilir. Bu da davulda sesin
boğuk çıkmasını sağlar. Sesin boğuk çıkmasındaki amaç öteki dünyadan gelen
sesleri simgelemektedir. Tokmağın sapına, hastaya gelen kötü ruhları kovmak
için kamçı görevini yerine getiren bez ve deri parçaları yapıştırılır. Şaman
tokmaktan hem silah, hem kürek, hem de kamçı olarak yararlanır. Diğer taraftan
meseleye kozmik bilgi kaynağından yararlanma şeklinde yaklaşmak da mümkündür. Tuva
şamanları tokmaklarının bir yüzüne deri çekerlerse, diğer yüzüne de dokuz halka
takarlar. Tokmağın davula vuruşunda halkalar birbirine dokunarak sesler çıkarır.
Ayrıca bu tip tokmaklardan şamanlar fal açmak ve gelecekten haber vermek için
de yararlanır
Davulun sesi, şamanın odaklanma aracıdır. O, bir yoğunlaşma ve
çözümleme havası yaratıp, şamanın dikkatini ruhun içsel yolculuğuna
yönlendirirken, onu
derinlere indirerek kendinden geçme trans durumuna sokar.
Drury,
‘bilimsel araştırmaların, aynı ritimlerin ardı ardına belirli frekanslarda
sürekli tekrarlanması, Kam’ların trans halleri benzeri hipnotik haller
yaratabileceğini gösterdiğini, bununla beraber Kam davul ritimlerinin metronom
bir sürekliliği olmadığı, Kam’ın ruh haline göre yavaşlayıp hızlandığını, yükselip
yumuşadığını söyler.
Genelde çap olarak büyük olan Kam davullarının, Kam’ın bedeni boyunca
titreşebilecek, derin, çınlayan, yankılanan bir sesi vardır. Davul genelde
yüzde, ya da başın üstünde tutulur. Böylece vuruşlar, baş ve üst beden üzerinde
güçlü bir rezonans kurar. Yani davul ritmi beyindeki yaratıcı düşüncenin
göstergesi olan teta dalgalarını harekete geçirir. Ayrıca kalbin atışının
ritmine benzer. Kam’ın davul ile 10 dakikalık yolculukta bu bilinç konumuna
geçtiği ölçülmüştür
Tedavi zamanı tokmak ve davuldan çıkan musiki, hastalıkları iyileştirmede
önemli bir rol oynar (Bayat)Eski
Türklerde şamanların şarkı söyleyerek ve dans ederek hasta tedavi ettikleri de
bilinir. Kazakistan, Kırgızistan, Altay, Moğolistan ve Sibirya’da devam eden bu
dans terapisi, trans hali ile hasta kişinin iyileşmesi için gerekli bilgiye
ulaşmayı amaçlar.
Gökhan Kırdar bir röportajında şunları söylemiştir: ‘Her varlık Doğu felsefelerinde canlı kabul
edilir. Bunlar, canlı olan insan dışı canlıların dokularını kullanarak onların
enstrümanlaşması ve dile gelmesi anlamını Terapiye yol açan alfa ve beta
noktalarını harekete geçiren frekanslarını yakalamak için o tokmakla vurmanız
gerekir. Elle vurduğunuz zaman o frekans yakalanmaz. Terapi musikisi ya da
kamların tedavi etme özelliği aslında bu yüzden çok bilimseldir.
O davulun üzerinde oluşan rezonanslar, beyinde bazı noktaları harekete
geçiriyor ve bir hormon salgılanıyor. O
sizi tedavi eder. Osmanlı’da bunun örneği var. İnsan vücudunda 400 tane makam
var. Bir harita var. Böbrek hastalığı için kalp makamı dinlememek lazım tabii. ’
Kamlık yapılan
davulun 8 ritim halinde çalındığı da görülmüştür. (Bayat, 2006) Bunlar Yılan,
geyik, kaplumbağa, boğa, balıkçıl kuş, örümcek, ayı ve kaplan ritmidir. (Bayat,
2006:224)
Yılan
ritmi- Davula vurulan üç yavaş vuruş- kararlılık, yeni bir şeye nail olmak, iç gücü
toplamak için
Geyik
ritmi- iki
yavaş, iki hızlı vuruş, bir vuruş- hamile kadınları uğurla doğurması,
varlıkların paylaşılması, tecrit etmek
Kaplumbağa
ritmi- bir
vuruş, iki hızlı vuruş- barışıklık, uyum, yeni bir üretim için temel oluşturmak
Boğa
ritmi- bir
vuruş, dört hızlı vuruş- düşmanları püskürtme, maddi kalkınma, fiziki gücün
birarada olması
Balıkçıl
kuşu ritmi-iki
hızlı, iki de yavaş vuruş- amaca ulaşma, engelleri aşma, sevgiye yardım etme
Örümcek
ritmi-iki hızlı,
bir normal ve iki hızlı vuruş- negatif enerjiden temizlenmek
Ayı
ritmi-dört hızlı
ve bir artı vuruş- elde edilen mevkii korumak, kendi ve diğerleri arasında
engelleri kaldırmak,
Kaplan
ritmi-altı hızlı
vuruş- güç, kuvvet elde etmek, fedakarlık, kendini gösterebilmek imkanı,
(Bayat, 2006:224)
Etnografik
literatürde Türkçe bir terimle tüngür/dünür olarak adlandırılan davul bazı
Sibirya halklarında da aynı adla adlandırılır. Troşçanskiy’nin fikrine göre tünür kelimesinin bu iki anlamı
tesadüfi değildir. Nitekim şaman da bir aile başkanıdır (Bayat)Yakut
Türkçesinde tünür – evlilik aracılığı ile oluşmuş akrabalık tır. Tünüreter,
evlenmek, evli olmak anlamındadır. Anadolu’da da dünür, evlilikle kurulan
akrabalıktır.
Altay şamanları
davullarına ‘bura’ demekte ve şamanın mistik yolculuğunda bindiği mistik
hayvandır. İslam dininde de Mirac’dabinilen
kutsal atın adının ‘Burak’ olması ilginç bir çağrışım yapmaktadır. Davul, şamanın mistik seyahatlerdeki
aracıdır. Bunun için Y a k u t ve B u r
y a t’lar arasında davula “Şamanın Atı” denir. Şaman davulu çaldığı zaman atın üstünde göğe çıktığı
kabul edilir. Altay davulunun üzerinde bir at resmi vardır ‘(Radlov,
Sibiryadan) Davula vurulan tokmak altaylarda kırbaç adını alır. Bazı M
o g o l kabileleri arasında
davulun ismi “siyah erkek geyik” tir. Karagas ve Soyot’larda olduğu
gibi, davula “Şaman’ın erkek karacası” derler.
Davul-
Şamanın manevi eşi veya semavi eşi olması Altay-Sayan halklarından Şorlarda,
Teleütlerde, Kumandinlerde, Çelkanlarda, Tubalarda, geniş yayılmıştır. Ayrıca kadı ve çocukların davula dokunma
yasağının olması da davulun, Şamanın manevi eşi olduğunu kabul eder. (Bayat,
2006)
Şorlarda
açık olarak davulun, şamanın karısı olduğu bildirilir, davulu şaman adayının
ailenin en yaşlısı hazırlar bir kişiye daha ihtiyaç duyulur bu sonuncu davulun
anasıdır. Ailenin en yaşlı üyesi davulun abası olur. Bu süreçte davula kız,
adaya da damat anlamında kuze derler.
Türk
Şaman davulunu 3 kısma ayırmak mümkündür:
·
Altay,
·
Şor,
·
Sayan- Yenisey
Literatür
de (Potanin, Anohin, Potapov, Alekseev, Tomsk, Radloff, Vaynşteyn, Naçala,
Dyakonova, Ppotapov, Kenin- Lopsan, Novosibirk) şaman davulunun yapılmasında ve
simgeleri hakkında bilgi vardır.
Sovyet
etnografya müzelerinde Altay-Sayan Türkleri ve Yakut Şamanlarının kullandıkları
davul tipleri yer almaktadır.
Telengit
Şamanlarının davulu (Alekseev’in kitabından)
Yakutların
Şaman Davulu (Alekseev’in Kitabından)
Tubalar
Şamanlarının Davulu (Alekseev‘in Kitabından)
Sagay
Şamanlarının davulu (Alekseev’in Kitabından)
Ortadan
atılan sapla ikiye ayrılan Şor Şaman Davulu
1. Nenet şamanının davulu
2. Tunguz şamanın davulu
3. Yakut şamanının davulu
ŞEKİL.6.
Şor Şamanlarının davulu
Tüüreezi (Hoppal’ın kitabından)
ŞEKİL.7.
Çelkan Şamanlarının davulu (Alekseev’in kitabından) tüngür
ŞEKİL.
8. Altay Şamanlarının davulu-
Kaçin
Şamanlarının davulu
1.
Telengit Şamanlarının
davulu (Alekseev’in kitabından)
2.
Yakutların Şaman
Davulu (Alekseev’in Kitabından)
3.
Tubalar Şamanlarının
Davulu (Alekseev‘in Kitabından)
4.
Sagay Şamanlarının
davulu (Alekseev’in Kitabından)
5.
Ortadan atılan sapla
ikiye ayrılan Şor Şaman Davulu
6.
Şor Şamanlarının
davulu
7) Tüüreezi (Hoppal’ın kitabından)
8)Çelkan Şamanlarının davulu (Alekseev’in kitabından)
9) Altay Şamanlarının davulu- tüngür
10) Altay Şamanlarının davulu- tüngür
·
11) Kaçin
Şamanlarının davulu
·
·
12) Teleüt
Şamanlarının davulu. Şamanın binerek göklere çıktığı atı- bura
·
13) 1913’de Şor Şamanı Kakuş’un kendisinin çizdiği davul resmi
Şaman davulunda yer alan mitoloji semboller
·
Tuva Şamanlarının
tokmakları (Alekseev’in Kitabından)
·
Sagay Şamanlarının
tokmağının ön ve arka tarafları (Alekseev’in Kitabından)
Yeni davulu kam dualar okuyarak
ardıç tütsüsüne tutar, kötü ruhların etkisinden arındırılır. Üzerine kımız ve
benzeri olabilen içki saçısı yapılır. Davul yapımı tamamlandıktan sonraki gün
davul uzun saatler ocak ateşinin üzerinde kurutulur. Davul, alevlerin
ulaşamayacağı bir şekilde ateşin üzerine asılır. Ateşe ardıç dalları, reçineli ladin ağacı
kabuğu, ve çeşitli kurutulmuş otlar atılması gerekir. Bu merasim, davulun
derisinin yanı sıra, davulu hazırlayan insanların da ruhlarını temizlemektedir.
3 gün sonra davul, konuşmaya
hazırdır.
Tokmak ve davul
hazırlandıktan sonra adayın, yaşlı bir şamanın yönetiminde davulu canlandırma
ritüeli gerçekleştirilir. Canlandırılmayan
davul , sadece müzik aletinden başka bir şey değildir. (Bayat, 2007)
Canlandırma işlemi davul kasnağına
alkol sürülerek yapılır. Şaman bu kasnak üzerine bira dökünce kasnak canlanır
ve şamanın ağzından, nasıl kesilip
alındığını, ağacın ormanda nasıl büyüdüğünü, oradan nasıl koparılıp köye
getirildiğini anlatır.
Kamın tören sırasında
bu şekilde canlanan hayvanın sesini ve yürüyüşünü taklit ettiği de olur.
Davulun canlanması
fikri, davulun koruyucu ruhlarla olan ilişkisinden dolayıdır. Tören sırasında
Kam koruyucu ruhunun ya da ata ruhunun hayatını anlatır.
·
Kam,
tedavide kullanacağı bitki, ayinde çalacağı müzik aleti için önce herşeyin
başlangıcını, kökenini, hikayesini anlatmakla başlar. Kam, davulun hikayesini
de ayinlerde dile getirir.
·
Eliade,
Potapov, Buddress, Kam’ın dirilttiği, canlandırdığı ve konuşturduğu bu hayvanın
aslında Kam’ın alt egosu emeget olduğunu iddia eder.
·
Bu
törenle – davulun derisinin canlanması ile Kam bir yerde kendi kökünde yatan
ilk ve temel canlıyı ululamaktadır.
Derinin sahibi
hayvan- şamanın ağzından doğumundan, ana-babasından, çocukluğundan, avcı
tarafından vurulduğu ana kadar geçen bütün yaşamından bahseder, şamana birçok
işte yararlı olacağına söz vererek öyküsünü bağlar
Bu çalışmada, Türk kozmogonisinin ve şaman dünya algısının davula nasıl
yansıdığını ve davulda nasıl simgeleştiğini incelemeye çalıştık. Davulun yapımı için gerekli malzemeler,
şamanın bunları temini, davulun yapımı, davulun parçaları, davulun çeşitli adları ve
işlevleri üzerinde durmaya çalıştık. Davul, Şamanı dünyanın merkezine taşımak, havada
uçmasını sağlamak, ruhları çağırmak ve hapsetmek, şamanın işine yoğunlaşmasını
ve içinde dolaşmağa hazırlandığı manevi alem ile temasa geçmesini sağlamak için
çok önemli bir araçtır. Şaman davulu aracılığı ile bulunduğu yerde bir seyahat
yapar, davulun arkasındaki kayın ağacından yapılan eezi gibi adlar verilen
tutanağı onu yerin eksenine fırlatmış olur, şaman bu kanal ile yukarı ve aşağı
dünyalarda seyahat eder. Türk ve şaman kozmogonisini davulda simgeleşmiş bir
şekilde görmek mümkündür.
And,
Metin. Oyun ve Bügü, YKY, 2003
Bayat,
Fuzuli. Türk Mitolojik Sistemi- 1-2 İstanbul: Ötüken, 2007
Çobanoğlu,
Özkul. ‘Kayın Ağacının Türk Mitolojisindeki Yeri’
Çoruhlu,
Yaşar. Türk Mitolojisinin Ana Hatlar, İstanbul: Kabalcı, 2002
Ergun,
Pervi. Ağaç Kültü, Ankara: AKM, 2004
Esin,
Emel. Türk Kozmolojisine Giriş. İstanbul: Kabalcı, 2001
Eliade,
Mircea. Şamanizöm. Ankara:AKM, 2004
Ermetin,
Günnur. Mevlevilikte Şamanizm ve Eski Türk Dininin İzleri. Töre, 2007
İnan,
Abdülkadir, Tarihte ve Bugün Şamanizm. Ankara: TTK, 1995
Orhon Yazıtlarının
Bulunuşundan 120 Yıl Sonra Türklük Bilimi ve 21. Yüzyıl konulu 3. Uluslararası
Türkiyat Araştırmaları Sempozyumu, 2010, 245-247