9 Nisan 2014 Çarşamba

Türk Kozmogonisinin Davula Yansıması: Şaman Davulunda Evren ve Dünya Algısı

GİRİŞ


Dünyayı ve evreni anlamaya çalışmak insanlık tarihinin en eski konularındandır. Geçmişte de günümüzde de insanlar farklı şekillerde dünyayı anlamaya ve ruhani dünya ile temas kurmaya ihtiyaç duyarlar. İnsan var olduğundan beri evrenin nasıl, ne şekilde hangi maddeden ve neden yaratıldığını düşünmüş, yarattığı kozmogonik mitlerle bu sorulara yanıt aramıştır.  Kozmogoni, kozmolojiden farklı olarak evrenin yaratılış ve varoluşu hakkındaki bilimsel bilgilerin dışındaki halkın bilincinde ve kültürel dünyasında var olan evrenin ve insanın doğuş, yaratılış ve var oluş hikayeleri, kutsal başlangıcın, kökenin anlaşılması için insanlığın yarattığı düşünce ve tahminlerin gizli bilgilerin öyküsüdür. Kozmos,  düzenin başlangıcı olduğu için kutsal kabul edilir ve düzen başladığı için kaosa karşı bir oluşumdur. Bu oluşumda bir başlangıç hikayesi mutlaka gereklidir.  Pek çok mitolojik öyküde ‘kutsal başlangıç’ olarak da kabul edilen kökenin bilinmesi insanların başlangıçtan sonra oluşturacakları mitleri etkilediği için önemlidir. (Bayat, 2007) Bu çalışmada, Türk kozmogonisi ve şamanlık bağlantısı ve bu algının şaman davulundaki tezahürlerini incelemeye çalışacağız.      
Dünyayı ve evreni algılamada şamanlık önemli bir yere sahiptir. Şamanlık inancına göre bütün felaketler fizik dünyamızla metafizik dünya arasındaki bağın kopması ve dengenin bozulmasıyla baş verir. (Bayat, 2010:155) Şamanlar dünyada bu dengeyi sağlamaya çalışan görevliler gibidir. Bayat, gerçek âlem ile görünen ve görünmeyen diğer dünyalar arasındaki sınırın ve farkın insan bilincinde olduğunu söyler. (Bayat, 2010) Şaman bir bakıma gökyüzü ile yeryüzü arasında bir elçi, bir aracıdır. And, Mevlevi sema ayinlerinde, semazenlerin sağ ellerinin göğe doğru yukarı, sol ellerinin ise toprağa aşağı doğru olmasını bu aracılığa benzetir. (And, 2002)
Buryat efsanelerindeki şaman kökeni de bu bağlantıyı destekler. Buryatların inancına göre Tanrı önce insanı yaratır, insanlar mutlu bir şekilde yaşarlarken, kötü ruhların hastalık ve kötülük yaymaya başlaması ile zor duruma düşerler. Tanrı bunun üzerine insanlara yardım etmesi için yeryüzüne şaman göndermeye karar verir. Şaman olarak bir kartal gönderir. İnsanlar kartalın dilinden anlamazlar. Bunun üzerine kartal geri döner. Tanrı bu sefer kartalı insan şeklinde dünyaya geri gönderir. Kartal, bir ağacın altında uyuya kalmış bir kadın görür, bu kadınla olan beraberlikten ilk şaman dünyaya gelir. (Çoruhlu, 2011)
Şaman, ruhlarla iletişimini, diğer dünyalara seyahatini davulu aracılığı ile yapar. Davul bir şamanın olmazsa olmaz bir aletidir. Ayna, tüm evreni yansıtabildiği için, o da şaman için davul kadar önemli bir aksesuardır. Biz bu çalışmada şaman davulunu ve simgelerini incelemeye çalışacağız.  Şamanın dünya ve evren algısı, kozmogonisi, dünya görüşü davuluna yansır ve şamanlık simgelerinin büyük çoğunluğu davulda görülebilir.  Şaman davulu aracılığı ile diğer dünyalara seyahat edebilir, öte dünya ile iletişim kurabilir, bu seyahatten bilgi ve güç alabilir. Şamanlar, gövdelerini terk eder ve davullarına binerek, görünür dünyanın ötesine giderler. (Bayat, 2006) Şaman bu seyahatleri bulunduğu yerde ve o anda yapar. Her şey oradadır.
Şamanların insanların kutsal alem ve ruhlarla aracılık yaptığı ve metinlerinde sözü geçen kutsal alemin ve ruhlarının gerçekte var olup olmadığının bir önemi yoktur. Önemli olan bu uygulamaları yapan halklar arasında hastaların iyileştirilmesi, toplumun düzen ve ihtiyaçlarının giderilmesi, törenlerin yönetilmesi gibi uygulamalarda bu algının somut tesirinin ortada olması ve yaşanmasıdır. (Bayat, 2006) Günümüzde popüler müziğin temsilcisi sanatçılar çağımızın modern teknik ve elektronik bilgisini eski dönemlerin doğa ile barışık bilge ruhu ile buluşturan çalışmalar yapmakta, dünyayı şamanlar gibi algılamaya çalışmaktadır.[1]
Bu çalışmada Fuzuli Bayat, Bahaeddin Ögel, Yaşar Çoruhlu, Özkul Çobanoğlu, Pervin Ergun, Jean Paul Roux, Mircea Eliade gibi araştırmacıların kaynaklarından derlediğimiz kadarıyla kısaca Türk kozmogonisi, bunun davula nasıl yansıdığı, davulun yapımı, işlevi ve türlerini ana hatlarıyla belirtmeye çalışacağız.

1.     Türk Kozmogonisi


             Şaman kültürünün ve felsefesinin temelinde insan ve tabiatın uyumu, tüm kozmos, dünya, insan, bitki ve hayvan aleminin bir bütün olduğu düşüncesi yatar. (Bayat, 2006)
Milattan on binlerce yıl öncelere dayanan bir inanç olan Şamanizm, Orta Asya, Kuzey Asya, Kuzey Amerika, Güney Amerika, Avustralya yerlilerinde, Endonezya'da, Güneydoğu Asya, Çin, Tibet ve Japonya'da görülmektedir. Orta Asya’da şamanların çeşitli adları vardır.  Oyun, demirci, bakşi, perihon, molla, bübü, odagan, kam kullanılan kelimelerdendir. Şamanların Orta Asya’da pek çok çeşit farklı adından biri Yakutların (Sahalar) kullandığı ‘oyun’ kelimesidir. Metin And, Oyun ve Bügü adlı kitabında, oyun kelimesinin çeşitli anlamları ile şamanın büyüsel törenlerinin örtüşmesinden söz eder. (And, 2002) Şamanlık doğayı ve tüm dünyayı gösteri, ritüel ve ibadet yeri olarak kabul eder. Orman, dağlar, nehir, göl, kayalar bu gösterilere sahne olabilir. (Bayat, 2010) Bu törenlerde şaman dans eder, ses ve çalgı aletleri ile müzik yapar. Bu çalgılardan olmazsa olmaz olanı davuldur. Bir hastanın başıboş ruhunu araştırarak sağaltmak, bunun için öteki dünyaya göç etmek ve bilgilere ve cevaplara ulaşmak bu somut sonuçları gerçekleşmekte rol oynar. (And, 2002: 89)
Şamanlıkta ‘oyun’ felsefesi, Huizinganın oyun kuramı ve Homo Ludens oynayan insan- düşüncesine benzetilebilir. (And, 2002)  Oyun felsefesinde, şamanın öte dünya varlıklarına benzemesi, kendini tiyatro aktörü gibi role sokması yatar. Şaman don değiştirerek kuş olur, ayıya dönüşür, şaman dans eder ve adeta ruhlarla bir oyun oynar.  Bu, şamanın öteki aleme girebilmesi için, başka bir dünyanın oyuncusu olması gerekir şeklinde yorumlanabilir. Bunun için kostümü, şaman giysisi ve davulu baş aksesuarıdır. Aynı zamanda davul, şamanlıkta vecd haline geçmek yani transa girmek için önemli bir tekniktir. (Bayat, 2006) Şaman bu sayede, yani başka bir boyuta geçerken kostüm de değiştirerek,  ‘kutsal alemin ruhları ile, insan aleminin varlıkları arasında bir köprü’ olabilmektedir. (Bayat, 2006:150)
            Şaman inancına göre bilginin kaynağı başlangıca tanıklık yapmış olan öteki dünyadır. Bu bağlamda şaman yaptığı kozmik seyahat ile bu bilgiye ulaşıp insanlara ulaştıran, evrendeki maddi alem ile ruhlar dünyası arasındaki ilişkiyi anlama aracıdır. (Bayat, 2006)
            Bir Soyot şiirinde şu şekilde ifade edlmektedir: (Ertekin, 2008)
Deri kaplı davul, karşıla isteklerimi
Oradan oraya taşı beni bulutlar gibi
Alacakaranlığın ülkelerinden
Ve kurşuni gökyüzünün altında
Süpür dur rüzgar gibi
Aşarak dalgaların doruklarını

Türk Şamanlığının esası Fuzuli Bayat’a göre Türk mitolojisinin dayanağı olarak Şamanların özel olarak geliştirdiği ruhlar ve ruhlar dünyası ile ilgili olan inanışlardır. (Bayat, 2006).  Bu bağlamda Türk mitolojik sistemindeki evren tasarımı ile şaman kozmogonisi örtüşür.
Bayat, ‘şaman kozmogonisi’ terimini kullanarak yukarı, aşağı, orta olarak ayrılan 3’lü bir dünya algısından söz eder.  Bu çerçevede, Asya Şamanizm’inde üç âlem söz konusudur: Yer, yeraltı, Gök.  Evrenin üç tabakadan oluşması, her tabakanın çeşitli katmanlardan oluşması ve bu katlarda ruhların bulunması Türk mitolojik sistemi ile şaman kozmogonisinde kesişen unsurdur. (Bayat, 2006) Bu katlar, 7 veya 9 kat şeklinde de düşünülür. (Bayat, 2006) Örneğin yeraltının 7 kat olduğuna, günümüzde de ‘utançtan yerin 7 kat altına indim’, ‘yerin 7 kat altına inse de bulurum’ gibi sözlerin temelinde buradan geldiği düşünülebilir. Kam efsanelerinde kamın davulu üstünde 9 kat gökte uçtuğu anlatılır. (Ermetin, 2009)

9 KAT (7 KAT)
GÖK
   YER
  YER ALTI
    7 KAT  (9 KAT )
Şaman, bu üçlü kozmik yapı arasında onları birbirine bağlayan bir direkten yararlanır ve kozmik seyahatini onların arasından açılan deliklerden yapar. Ve bu seyahati davuluna binerek yapar. Davul, 3 bölgesi ile Gök, Yer, Yeraltı, bu ‘mikro kozmos’ u simgeler. Şaman esrime tekniği olarak önemli yere sahip olan davul, şamanı yeraltına dünyasına indiren ve göğe çıkaran bineği, bazen atı, bazen kanosudur. (Bayat, 2006)   
Yerin ekseni, tüm mitolojilerde dünya inançlarında cennet ve cehennemi, dünyanın çeşitli katları ile birbirine bağlayan ve kozmik seyahatların yapıldığı kanaldır. Yerin ekseni (axismundi) doğal bir varlık ya da insanlar tarafından üretilmiş bir obje olabilir. Bir dağ ya da ağaç doğal axis mundi (yerin ekseni) ye örnek olurken merdiven, çadır direği, ip ya da şaman davulunun arkasındaki tutanak insanlar tarafından üretilen eksen olup bu bağlantı görevini üstlenebilir. Bu eksen sayesinde bir katmandan diğerine geçilir, bağlantı kurulur ve kozmik bilgi elde edilir.
Şaman mitolojisinde amaç bu üç kozmik kuşağın merkezinden geçen eksenden faydalanmak ve bu kuşakları geçmektir. (Bayat, 2006) Bu kozmik seyahati şamanlar yapar. Bu anlamda şamanlar, toplumların binlerce yıllık kozmik bilgisini kuşaktan kuşağa aktarmakta, toplumla gizli dünya arasında da bağ kurmaktadır. Şaman bu bağlamda zaman ve mekan kavramlarını aşan kişidir. Şaman davulunda, dünyaları ve zamanları, zaman ve mekan kavramını da resmeder.

YERİN EKSENİ- ( AXIS MUNDİ )-                                KUTSAL AĞAÇ- DÜNYA AĞACI
 



DAVULUN ARKASI (ALTAY YÖRESİ)


DAVULUN YÜZÜ
 Sibirya- Altay  yeratı- gök
Şaman davulu kayın ağacından yapılır. Eski Türklerde kayın ve ardıç ağaçları kutsal sayılıyorlardı. Özkul Çobanoğlu, kayın ağacının kökleriyle “yeraltına”, gövdesiyle “yeryüzüne” ve dal ve yapraklarıyla da “gökyüzü”ne olan bağlantısından bahseder.
Bu ‘üçlü’ algı, Türk mitolojik sistemindeki gök, yer, yer altı algısı ile birleşir. Yaşam sembolü olan ve kutsalı belirleyen merkezi oluşturan axis mundi olarak bir “hayat ağacı” şeklinde algılanan “kayın ağacı”nın öneminden bahseder.  (Çobanoğlu, 2010)[2]
A. İnan’a göre her şaman ayin yaparken yanında kayın ağacı bulundururdu. Kamlar (şamanlar)  ağacı,  gökyüzüne ulaşmak için bir merdiven olarak kullanılıyorlardı.
Yakut ve Altay Türklerinde yaşam ağacına ‘dünya ağacı’ da denir. Eski Türk geleneğine göre, bu, Dünya’yı ortasından (göbeğinden) öte-âleme ve Demir-Kazık Yıldızı’na bağlayan, dalları vasıtasıyla şamanlara yeryüzünden yüksek âlemlere yolculuk yapma olanağı sağlayan bir ağaçtır. Buna Demir Ağaç da denir. Şaman geleneğine göre Dünya, ‘Göğün göbeği’  ile bu ağaç sayesinde irtibat halinde olup, bu ağaç ile beslenir. Anne rahmindeki bir bebek için göbek kordonunun anne ile ilişkisi gibi bu göbek de bir bağlantı noktasıdır. Dünya Ağacı, bu bağlamda yerin ekseni ve axis olup bağlantı noktasını oluşturan kozmik bir ağaçtır.
            Bu durumda kayın ağacından yapılan şaman davulunun arkasında bulunan tutanak ve davulun üzerindeki semboller axis mundiyi temsil etmekte, şaman axis mundi üzerine geçerek aşağı ya da yukarı seyahat edebilmektedir. Kayın ağacı ile Dünya ağacı (Hayat ağacı) arasında simgesel bir bağ bulunur. Hayat ağacı gök ile yer arasında bir bağdır. Kam da ayinlerinde ya göğe, ya yer altına inmektedir. Davulun kasnağı evren ağacından yapılmış olduğu için Kam davulu çalmaya başladığı zaman sihirli bir şekilde bu ağacın yanına, yani dünya merkezine fırlamış olur. Bu sayede göğe çıkabilir. (Eliade, 1999:200)



KARTAL               
                                                YERİN EKSENİ (AXIS MUNDİ)                                         
 

KUTSAL GÖK (SEMAVİ ALEM)

İNSANLARIN YAŞADIKLARI YER-
 YERALTI (ÖTE-ALEM)

                                GÖĞÜN GÖBEĞİ (YILDIZ)






                                                YERİN GÖBEĞİ                                                  









SEMBOLLER VE DAVULDAKİ SEMBOLLERİN İLİŞKİSİ


Şaman mitolojisi, dünya görüşü, düşünce tarzı, göçebe veya avcı toplayıcı hayatın felsefesi,  davula çizilen resimlerde ve şekillerde sembolleşmiştir.  Davulda korunmuş eski simgeler, Şamanlığın kökeni ve etkileşim alanını da ifade eder. Türk Şaman davulları hemen hemen ayrıntılarına bakmaksızın aynıdır. (Bayat, 2006) Davul,  simgeseldir ve sihirli işlevleri çoktur. Davul ile yapılan şaman ayinlerinin önemli bir özelliği dairesel oluşudur. Ayin, bir daire etrafında yapılır. Davul kozmosu, ölümsüzlüğü ve yeniden doğuşu temsil eder. (Eliade, 1999).

2.     DAVUL YAPIMI

 

Şaman hastalığından sonra adayın yeni statü almasıyla, giysisiyle beraber davulun yapılması şarttır (Bayat, 2006).
Ertekin, Mevlevilikte Şamanizm İzleri adlı kitabında şöyle anlatır. :
Ruhlar tarafından seçilen Kam adayı davulunu yapmak için usta bir Kam tarafından yönlendirlir. Usta Kam adayına içmesi için bir acı çay verir Bu sırada yaşlı usta şarkı söyleyerek ateşin etrafında dans eder. Büyük davulu çok hızlı çalmaya başlar, Kam adayının başı döner. Beyaz bir karga gen Kam adayının sol omzuna konar.Genç Kam, yaşlı adamın sesiyle karganın bir şeyler söylediğini duyar.Usta, karga aracılığı ile onu ruhunu serbest bırakması ve hayat ağacının basamaklarını teker teker çıkması konusunda cesaretlendirir.Bedeninden dışarı ayrılan genç Kam’ın ruhu ormana gider.Orada bir kurt vardı, kam adayı kurdu takip eder, kurt bir yerde durur. Orada tam 21 tane ağaç bulunmaktadır. Usta bu yerin doğru yer olduğunu fısıldar3 kere 7 21 eder der ve senin de davulun kenarlarını, tokmağını, ona doğru sesi veren iç kısmını yapmak için bu kadar oduna ihtiyacın var denir. Bu ağaçların olduğu yere iyice bak, yarın oraya gitmeliyiz.

Kam adayı, ruhu bedenine geri döndüğünde, ustasının ocak başında hala dans ederek şarkı söylediğini görür ve yorgun düşerek uykuya dalar. Ertesi gün ustası ondan trans sırasında ruhunun gittiği noktayı ve seçilmiş ağaçları bulmasını ister. Bu bir sınavdır. Eğer o yeri bulmayı başarırsa ustası ona bir davulun nasıl yapılacağını gösterir.
Davul yapımı için kullanılacak ağacın, temiz, zedelenmemiş, meskun yerlerden uzak mekanlardan temin edilmesi gerekir. Kam, kasnağın yapılacağı ağacın yerini doğrudan doğruya ruhlardan öğrenir. Davul yapmak için ağaç kesilmez, ağacın yaşamının devam ettirebileceği bir şekilde parça alınır. Yakutlarda- üzerine yıldırım düşmüş bir ağaç seçilir. Davul esasen kayın ya da sedir ağacından yapılır. 

Malzeme 3 gün içinde toplanır. Davul yapımı için gereken malzemeyi tüm kabile üyeleri, ya da Kam’ın en yakınları hediye eder. Daha sonra davulun üzerine resimler, şekiller çizilir.
Üstat Kam, genç Kam’a davulunu ve cübbesini verir. Genç Kam davulu koruyucu ruhuna takdim eder. Koruyucu ruh davulu gözden geçirir ve bununla ne kadar süre tören yapılabileceğini tesbit eder. Davul bazı kaynaklara göre önce göğe, sonra da Erliğe sunulur. Kurban olarak ona içki sunulur.
Kam kendi merasimlerinde kullanacağı araç gereçlerini, yani hırkasını, başlığını, maskesini, özellikle davulunu ve tokmağını kendisi yapmaktadır.
 Usta Kam daha sonra davulun çerçevesini yapar. Sonra kafası, kolları, ayakları olan tutacağı ve tını tahtalarını davula tutuşturur. Kıl sicim ile tını tahtaları çerçevenin etrafına sıkıca tutulur. Çerçeve de sicimle sıkı sıkıya bağlanır. Tokmağın her vuruşunda farklı sesler çıkararak çınlamaları için bu sicimlere demir parçaları takılır.

Davulun Kısımları :

Davul için 5 malzeme ağaç, demir, bakır, deri ve kıl sicim şarttır.

I.                    Davulun gövdesini, kayın ya da sedir ağacından yapılan kasnağı kaş teşkil eder.
II.                  Kasnağın (çemberi) dairesi 10 -12 karış, derinliği 14 - 22 cm. olur. İki başı kayışla bağlanır.
III.               Davulun büyüklüğü hem şamanın yaşına hem de şaman geleneğine göre ruhların isteği ile belirlenir. Genişliği 3-4 düğüm  (30-50 cm) olan esasen oval biçimli olabilir.


Radloff göre, davulun şekli az çok ovaldir. Anohin bunun yanında ayrıca yuvarlak davullardan da sözeder. Nitekim Şorlarda davulun her iki şekline rastlanır. Bunlarda tasvir edilen davulun çapı 76 santimetredir. Potanin ise, yalnız yuvarlak davullar gördüğünü yazmıştır.

 

DAVULUN İÇ KISMI (ARKA TARAF)


Davulun sesini sonsuza kadar şekillendirecek gücün yalnız kayın ağacında olduğu düşünülür. Ahşap saplar, kesişen şekilde dikey ve yatay olmakla davula bitiştirilir ve bu şekli ile kollarını yana yana açmış insan figürünü hatırlatır. Ölmüş eski bir Kam’ı, davul sahibi eski bir ruhu simgeler. Bir tür ‘davul sahibi’dir. Başı oval şeklindedir.
            Hiçbir şaman kendi arzusu ile davul yapamaz, bu ancak ruhların telkinleri ile olur, ve her şaman bir ruhun, ölmüş başka bir şamanın varisidir, davulun arkasındaki insan figürü bu ruhu temsil eder. Bazı şaman davullarında dikey atılan sapın üst kısmına insan yüzü tasviri konulur bu da sapın, davulun veya şamanın ruhunu simgeler. 2 küçük metal levhacık göz rolünü oynar. Bunlar şamanın uzağı gören gözünü, insan figürü de yardımcı ruhunu simgeler. Dörtgen şeklindeki levha sakalı, yürek şeklindeki levha kalbi gösterir.
Yüz üzerinde oyma olarak yapılmış kaş, burun, ağız, bazen sakal yapılmıştır.  Sapın üzerinde bazen Kam’ın kendisini simgeleyen bir insan resmi bulunabilir. Bu şeklin göğsü hizasından çaprazlama geçirilen ve kiriş denilen demir çubuk onun kollarını oluşturur.  Bu sap, bu çubuğun alt kısmında genişleyerek kalçaları ve çatal bacakları oluşur. Bu çatal kısmında yer alan küçük resim Kam’ın koruyucu ruhunun simgesidir. Bu tamamen yerin ekseni (axismundi) yi temsil eder. Kam bu eksen vasıtasıyla yolculuk yapar.
Kiriş denilen yatay demirin iki yanına asılan, ses çıkaran demir nesneler bulunur. Bunlar Kam’ı kötü ruhlardan koruyan silahları temsil eder.  Bazen de Kam’ın emrindeki ruhları temsil ederler. Bu çıngıraklar ok şeklinde olup kötü ruhları kovmaya yarar. Bunların sayısı Kam’ın koruyucu ruhlarının sayısına göre belirlenir. Davulun esas kısmı olan ağaç ve demir hiçbir zaman değiştirilemez. Deri değişebilir.
Şaman davulunu iki kısma ayıran insan figürüne, altay- sayan şamanları tüngür eezi derler. (Bayat, 2006)Davulun üst kısmında yatay ve dikey bir biçimde bir birini kesen dikdörtgenler Ülgen’in yazıları olarak bilinir. Buna şamanlar bazen ülgen’in mührü de derler. Kodbin şamanları davullarındaki insan figürüne ham buter derler. Çelkan Şamanları ile Altay Şamanlarının da davulu insan figürü ile ortadan iki kısma ayrılmıştır. Bunun aksine Uryanhay şamanlarının dairevi davulu dikey sapla ikiye bölünür bu sapa toktuş denir ve çeşitli eşyalarla süslenir- insan figürünü hatırlatmaz.
Ortadan geçen yatay sap, davulu yukarı ve aşağı (gök ve yer veya ruhlar dünyası ve insanoğlunun yaşadığı dünya) kısmına ayrılır. Yatay atılan sap, davulu iki eşit olmayan kısma böler. Sapın yukarısı semayı, aşağısı ise yeraltı dünyasını simgeler.
 Bu ağaç sap, kasnağa geçirilmiş demir çubuğa berkitilir. Demir çubuk aynı zamanda davulun bozulmasının önünü almış olur. Davulun hem iç hem de dış kısmında kırmızı veya beyaz renkle çizilmiş bir takım resimler yer alır.



DAVULUN DERİSİ


Kasnağa geyik, dağ keçisi veya at derisinden üzlük çekilir. Deriler bazen ren geyiği, yaban geyiği,  sığır, ya da at derisi olabilir.
Davulun derisi hangi hayvandan yapılırsa davul o adı alır. Daha sonra o hayvan, Kam’ın bineği olacaktır. Hayvan adeta kendini hediye olarak sunar, Kam hayvanı rahatça avlar. Davulda kullanılacak deri seçiminde koruyucu hayvan dikkate alınır.
Davulun iskeleti alınarak, kızgın bir demirle tahtanın üzerine demirler açılır. Hayvanın derisi, tüylü tarafı yukarı gelecek şekilde çerçevenin üzerine yerleştirilir. Kıl sicim ile çerçevenin kenarındaki deliklere dikilir.
 Genellikle davul, o v a l  biçimdedir.









DAVULUN ÜSTÜ


Evren  Ağacı, şamanın tırmandığı kayın ağacı, kurban edilen hayvan  (at) , şamanın yardımcı ruhları, göklerdeki yolculuğunda ulaştığı güneş ve ay,  ölüler alemine indiğinde içine girdiği (ölüler hakiminin 7 oğlu ve 7 kızıyla birlikte) Erlik Han’ın Yeraltı Dünyası, vb. gibi, bir anlamda şamanın geçtiği yolu ve serüvenlerini özetleyen bütün bu öğeler davulun üzerinde resimler şeklinde karşımıza çıkar.
Davulun üstünde yıldızların resmi olmazsa olmazlardandır. Yıldızlar insanların yollarını bulmalarını sağlar ve astrolojik önemi bulunur. Jean Paul Roux’a göre,  Türklerin ve Moğolların eski inançlarında, davul evrensel dansa tempo tuttuğu gibi ayrıca evrenin resmini de üzerinde taşır.  Davulun üzerinde kartal tasvirleri de bulunmaktadır.  

·         Davul çoğu kere  yatay ve dikey bir hatla bölünür.

-          Bu hem 4 ana yönü işaret eder, hem de gök ve yer olarak dünyayı ikiye böler.
-          Yatay hat kiriştir ve üzerinde çıngırak ya da şerit olduğu düşünülen resimler vardır.

·         Davul üzerindeki dikey unsur, dünyanın eksenini ifade etmektedir.

-          Bunun bazen dünya ağacını da temsil ettiği düşünülür
-          Dünya ağacı, kökleri yer altı  alemine, gövdesi yer yüzüne, dalları ve yapraklarıysa göğün en üst tabakalarında olan bir eksen gibidir
-          Bazen kutup yıldızına kadar uzandığı kabul edilir

·         Bu eksen bazen eezi’ye benzetilir. Üst başını, alt ayaklarını temsil eder. Şamanın ya da davulun ruhunu temsil eder.

·         Davulun yukarı tarafı Gök Tanrı’yı (Sonra Ülgen) e tahsis edilmiştir

·         Alt kısımda bulunan yaşlı adam tasviri, evin koruyucusu ve efendisidir

·         Minusink Tatarlarından alınan bilgiye göre:

-  Davulun içindeki dikey sapta bulunan ‘mars’ adı verilen 12 delik,  şamanın Erlik Han’a ulaşmasını sağlar.

-          Deliklerin arasındaki kabartılar, kamın uçarak ya da yürüyerek geçtiği dağ sıralarını temsil eder.
-          Sapın üstüne yerleştirilen enlemesine sopayla kötü varlıklar püskürtülür ve buna kötü ruhları kovan 18 çıngırak takılır
-          Bunların dışındaki 2 çıngırak da Şamanın habercilerini temsil eder.
-          Davulun üst kısmındaki 4-6 tane demir kanca hastanın düşmanlarını simgeler
-          Demir sopaya asılan bezler şamanın kudretini
-          Çizilen 7 renkli gök kuşağından şamanın göğe, Kan Kuday!’a çıktığı merdivenler sarkar.
-          2 kayın ağacı dışında gökkuşağının altında, ışık saçan 2 daire, haç biçiminde yıldızlar, merdivenin üst kısmında erkek ruhları uzaklaştırmakta şamana yardım eden 7 dağ kızı tasvir edilmiştir.
-          Oradaki sekiz çift birbirlerine paralel çizgiler, dünyayı denizin üstünde tutan sekiz ayağı sembolize ederler. (Bayat, 2007)
-          Davulun derisinin üstündeki resimler, yerdeki bazı varlıklar ile gökteki efsanevi varlıklara aittir. Yukarıya doğru sağda ay, solda güneş resmi vardır.
-          İkisinin yanında görülen iki küçük daire, güneşin doğuşunu ve batışını simgeler. Bunların arasındaki noktalar yıldızları gösterir.
-           Ayrıca Ülgen n kızlarını gösteren resimler ile kuş, geyik, ağaç vb. şekiller de vardır.

Davulun üst kısmında yedi renkli gökkuşağı tasvir edilir. Gökkuşağının iki ucundan da, iki geniş kare şeklinde merdiven sarkar. Bu merdivenle kam, Kan Kuday’in huzuruna çıkmak için gökyüzüne yükselir. Kan Kuday’in önünde beyaz boyayla çizilen iki kayın ağacı vardır. Kam, gökyüzüne yükselerek Kan Kuday’dan hastayı iyileştirmek ya da ya da öldürmek için emir alır. Gökkuşağının altında ışık saçan iki daire vardır. Ayrıca 14-18 kadar yıldız bulunur. Merdivenin üst kısmındaysa beyaz renkle yedi dağ kızı resmedilmiştir. Bu kızlar eğer ruh erkekse onu uzaklaştırmada kama yardım ederler. Kız figürlerinin yanında iki kuş tasviri vardır. Kam bu iki kuşla göğe yükselir. Davulda bundan başka kırmızı renkte at, süvari ve keçi bulunur.

 Davulun ortasındaki üç çizgi bu dünya ile öte dünyayı ayıran bir tabakadır
 Davulun alt tarafında, kutsal koyunları himaye eden kurbağa resmi vardır.

Deliklerin arasındaki kabartmalar, kamın uçarak ya da yürüyerek geçmek zorunda olduğu dağ sıralarını temsil eder.



Deliklerin aralarındaki kabartmalar da dağları simgeler. Sapın üst kısmında kötü ruhları kovmak için şamanın yararlandığı demir sopa vardır. Demir sopaya da sayıları 18 e dayanan demir çıngırak bağlanır ki – bu da şamanın kötü ruhları kovmak için yararlandığı silahtır
Altay türklerinin Şamanist inancında şamanın göğe çıkışını simgeleyen merdiven, davulun dış kısmındaki diğer resimlerin yanında ter almaktadır
Şaman, merasim zamanı yardımcı ruhlarını davulun içine topladığı için davulun iç kısmındaki resimler davulun veya sahiplerinin resmi gibi yorulur
Dünya modelinin esas unsurlarından biri olan ve 3 dünyayı birleştiren ağaç resmi de davulun iç kısmında yer alır

TOKMAK


Bir önemli öğe de tokmaktır. Tokmak, ya tavşan derisiyle kaplanarak söğüt dalından; ya geyik kemiği ya da boynuzu ya da kayın ağacından yapılır. Tokmağın sapına hastaya gelen kötü ruhları kovmak için kamçı görevi üstlenen bez ve deri parçaları yapıştırılır.
Sedir ağacından yapılan tokmağın üzerine, geyik postunun en yumuşak bölümü deri kayışlarla bağlanmıştır. İç kısmında ise 3 kere 3 sayıda demir çıngıraklar vardır. Tokmağın sapına bileğe geçirilmek üzere bir ip geçirilmiştir.  Bu tokmakla davulun derisine vurulduğu an da Kam’ın bineği olan hayvan konuşmaya başlar.
Tokmağın davula vurulan kısmına samur veya tavşan derisinden üzlük çekilir. Bu da davulda sesin boğuk çıkmasını sağlar. Sesin boğuk çıkmasındaki amaç öteki dünyadan gelen sesleri simgelemektedir. Tokmağın sapına, hastaya gelen kötü ruhları kovmak için kamçı görevini yerine getiren bez ve deri parçaları yapıştırılır. Şaman tokmaktan hem silah, hem kürek, hem de kamçı olarak yararlanır. Diğer taraftan meseleye kozmik bilgi kaynağından yararlanma şeklinde yaklaşmak da mümkündür. Tuva şamanları tokmaklarının bir yüzüne deri çekerlerse, diğer yüzüne de dokuz halka takarlar. Tokmağın davula vuruşunda halkalar birbirine dokunarak sesler çıkarır. Ayrıca bu tip tokmaklardan şamanlar fal açmak ve gelecekten haber vermek için de yararlanır

DAVUL VE TİTREŞİM


Davulun sesi, şamanın odaklanma aracıdır. O, bir yoğunlaşma ve çözümleme havası yaratıp, şamanın dikkatini ruhun içsel yolculuğuna yönlendirirken, onu derinlere indirerek kendinden geçme trans durumuna  sokar.
Drury, ‘bilimsel araştırmaların, aynı ritimlerin ardı ardına belirli frekanslarda sürekli tekrarlanması, Kam’ların trans halleri benzeri hipnotik haller yaratabileceğini gösterdiğini, bununla beraber Kam davul ritimlerinin metronom bir sürekliliği olmadığı, Kam’ın ruh haline göre yavaşlayıp hızlandığını, yükselip yumuşadığını söyler[3]. Genelde çap olarak büyük olan Kam davullarının, Kam’ın bedeni boyunca titreşebilecek, derin, çınlayan, yankılanan bir sesi vardır. Davul genelde yüzde, ya da başın üstünde tutulur. Böylece vuruşlar, baş ve üst beden üzerinde güçlü bir rezonans kurar. Yani davul ritmi beyindeki yaratıcı düşüncenin göstergesi olan teta dalgalarını harekete geçirir. Ayrıca kalbin atışının ritmine benzer. Kam’ın davul ile 10 dakikalık yolculukta bu bilinç konumuna geçtiği ölçülmüştür[4]
Tedavi zamanı tokmak ve davuldan çıkan musiki, hastalıkları iyileştirmede önemli bir rol oynar (Bayat)Eski Türklerde şamanların şarkı söyleyerek ve dans ederek hasta tedavi ettikleri de bilinir. Kazakistan, Kırgızistan, Altay, Moğolistan ve Sibirya’da devam eden bu dans terapisi, trans hali ile hasta kişinin iyileşmesi için gerekli bilgiye ulaşmayı amaçlar.[5]
             Gökhan Kırdar bir röportajında şunları söylemiştir:   ‘Her varlık Doğu felsefelerinde canlı kabul edilir. Bunlar, canlı olan insan dışı canlıların dokularını kullanarak onların enstrümanlaşması ve dile gelmesi anlamını Terapiye yol açan alfa ve beta noktalarını harekete geçiren frekanslarını yakalamak için o tokmakla vurmanız gerekir. Elle vurduğunuz zaman o frekans yakalanmaz. Terapi musikisi ya da kamların tedavi etme özelliği aslında bu yüzden çok bilimseldir. O davulun üzerinde oluşan rezonanslar, beyinde bazı noktaları harekete geçiriyor  ve bir hormon salgılanıyor. O sizi tedavi eder. Osmanlı’da bunun örneği var. İnsan vücudunda 400 tane makam var. Bir harita var. Böbrek hastalığı için kalp makamı dinlememek lazım tabii. ’[6]

Kamlık yapılan davulun 8 ritim halinde çalındığı da görülmüştür. (Bayat, 2006) Bunlar Yılan, geyik, kaplumbağa, boğa, balıkçıl kuş, örümcek, ayı ve kaplan ritmidir. (Bayat, 2006:224)
Yılan ritmi-  Davula vurulan üç yavaş vuruş-  kararlılık, yeni bir şeye nail olmak, iç gücü toplamak için
Geyik ritmi- iki yavaş, iki hızlı vuruş, bir vuruş- hamile kadınları uğurla doğurması, varlıkların paylaşılması, tecrit etmek
Kaplumbağa ritmi- bir vuruş, iki hızlı vuruş- barışıklık, uyum, yeni bir üretim için temel oluşturmak
Boğa ritmi- bir vuruş, dört hızlı vuruş- düşmanları püskürtme, maddi kalkınma, fiziki gücün birarada olması
Balıkçıl kuşu ritmi-iki hızlı, iki de yavaş vuruş- amaca ulaşma, engelleri aşma, sevgiye yardım etme
Örümcek ritmi-iki hızlı, bir normal ve iki hızlı vuruş- negatif enerjiden temizlenmek
Ayı ritmi-dört hızlı ve bir artı vuruş- elde edilen mevkii korumak, kendi ve diğerleri arasında engelleri kaldırmak,
Kaplan ritmi-altı hızlı vuruş- güç, kuvvet elde etmek, fedakarlık, kendini gösterebilmek imkanı, (Bayat, 2006:224)







3.     DAVULUN ÇEŞİTLİ ADLARI


Etnografik literatürde Türkçe bir terimle tüngür/dünür olarak adlandırılan davul bazı Sibirya halklarında da aynı adla adlandırılır. Troşçanskiy’nin fikrine göre tünür kelimesinin bu iki anlamı tesadüfi değildir. Nitekim şaman da bir aile başkanıdır (Bayat)Yakut Türkçesinde tünür – evlilik aracılığı ile oluşmuş akrabalık tır. Tünüreter, evlenmek, evli olmak anlamındadır. Anadolu’da da dünür, evlilikle kurulan akrabalıktır.
Altay şamanları davullarına ‘bura’ demekte ve şamanın mistik yolculuğunda bindiği mistik hayvandır. İslam dininde de Mirac’dabinilen  kutsal atın adının ‘Burak’ olması ilginç bir çağrışım yapmaktadır.  Davul, şamanın mistik seyahatlerdeki aracıdır.  Bunun için  Y a k u t  ve  B u r y  a t’lar arasında davula “Şamanın Atı” denir.  Şaman davulu çaldığı zaman atın üstünde göğe çıktığı kabul edilir. Altay davulunun üzerinde bir at resmi vardır ‘(Radlov, Sibiryadan) Davula vurulan tokmak altaylarda kırbaç adını alır.  Bazı  M o  g o l  kabileleri arasında davulun ismi “siyah erkek geyik” tir. Karagas  ve  Soyot’larda olduğu gibi, davula “Şaman’ın erkek karacası” derler.
Davul- Şamanın manevi eşi veya semavi eşi olması Altay-Sayan halklarından Şorlarda, Teleütlerde, Kumandinlerde, Çelkanlarda, Tubalarda, geniş yayılmıştır.  Ayrıca kadı ve çocukların davula dokunma yasağının olması da davulun, Şamanın manevi eşi olduğunu kabul eder. (Bayat, 2006)
Şorlarda açık olarak davulun, şamanın karısı olduğu bildirilir, davulu şaman adayının ailenin en yaşlısı hazırlar bir kişiye daha ihtiyaç duyulur bu sonuncu davulun anasıdır. Ailenin en yaşlı üyesi davulun abası olur. Bu süreçte davula kız, adaya da damat anlamında kuze derler.








4.     DAVUL ÇEŞİTLERİ


Türk Şaman davulunu 3 kısma ayırmak mümkündür:
·          Altay,
·         Şor,
·         Sayan- Yenisey
Literatür de (Potanin, Anohin, Potapov, Alekseev, Tomsk, Radloff, Vaynşteyn, Naçala, Dyakonova, Ppotapov, Kenin- Lopsan, Novosibirk) şaman davulunun yapılmasında ve simgeleri hakkında bilgi vardır.
Sovyet etnografya müzelerinde Altay-Sayan Türkleri ve Yakut Şamanlarının kullandıkları davul tipleri yer almaktadır.
Telengit Şamanlarının davulu (Alekseev’in kitabından)
Yakutların Şaman Davulu (Alekseev’in Kitabından)
Tubalar Şamanlarının Davulu (Alekseev‘in Kitabından)
Sagay Şamanlarının davulu (Alekseev’in Kitabından)
Ortadan atılan sapla ikiye ayrılan Şor Şaman Davulu

1.         Nenet şamanının davulu
2.         Tunguz şamanın davulu
3.         Yakut şamanının davulu

ŞEKİL.6. Şor Şamanlarının davulu           Tüüreezi (Hoppal’ın kitabından)
ŞEKİL.7. Çelkan Şamanlarının davulu (Alekseev’in kitabından)  tüngür


ŞEKİL. 8. Altay Şamanlarının davulu-

Kaçin Şamanlarının davulu






1.      Telengit Şamanlarının davulu (Alekseev’in kitabından)

2.      Yakutların Şaman Davulu (Alekseev’in Kitabından)


3.      Tubalar Şamanlarının Davulu (Alekseev‘in Kitabından)

4.      Sagay Şamanlarının davulu (Alekseev’in Kitabından)

5.      Ortadan atılan sapla ikiye ayrılan Şor Şaman Davulu
6.      Şor Şamanlarının davulu



7) Tüüreezi (Hoppal’ın kitabından)

8)Çelkan Şamanlarının davulu (Alekseev’in kitabından)

9) Altay Şamanlarının davulu- tüngür

10) Altay Şamanlarının davulu- tüngür

·         11) Kaçin Şamanlarının davulu

·        

·         12) Teleüt Şamanlarının davulu. Şamanın binerek göklere çıktığı atı- bura
·        
13) 1913’de Şor Şamanı Kakuş’un kendisinin çizdiği davul resmi
Şaman davulunda yer alan mitoloji semboller

·         Tuva Şamanlarının tokmakları (Alekseev’in Kitabından)

·         Sagay Şamanlarının tokmağının ön ve arka tarafları (Alekseev’in Kitabından)







5.     DAVULUN CANLANDIRILMASI


Yeni davulu kam dualar okuyarak ardıç tütsüsüne tutar, kötü ruhların etkisinden arındırılır. Üzerine kımız ve benzeri olabilen içki saçısı yapılır. Davul yapımı tamamlandıktan sonraki gün davul uzun saatler ocak ateşinin üzerinde kurutulur. Davul, alevlerin ulaşamayacağı bir şekilde ateşin üzerine asılır.  Ateşe ardıç dalları, reçineli ladin ağacı kabuğu, ve çeşitli kurutulmuş otlar atılması gerekir. Bu merasim, davulun derisinin yanı sıra, davulu hazırlayan insanların da ruhlarını temizlemektedir.
3 gün sonra davul, konuşmaya hazırdır.

Tokmak ve davul hazırlandıktan sonra adayın, yaşlı bir şamanın yönetiminde davulu canlandırma ritüeli gerçekleştirilir.  Canlandırılmayan davul , sadece müzik aletinden başka bir şey değildir.  (Bayat, 2007)
Canlandırma işlemi davul kasnağına alkol sürülerek yapılır. Şaman bu kasnak üzerine bira dökünce kasnak canlanır ve şamanın ağzından,  nasıl kesilip alındığını, ağacın ormanda nasıl büyüdüğünü, oradan nasıl koparılıp köye getirildiğini anlatır.

Kamın tören sırasında bu şekilde canlanan hayvanın sesini ve yürüyüşünü taklit ettiği de olur.
Davulun canlanması fikri, davulun koruyucu ruhlarla olan ilişkisinden dolayıdır. Tören sırasında Kam koruyucu ruhunun ya da ata ruhunun hayatını anlatır.
·         Kam, tedavide kullanacağı bitki, ayinde çalacağı müzik aleti için önce herşeyin başlangıcını, kökenini, hikayesini anlatmakla başlar. Kam, davulun hikayesini de ayinlerde dile getirir.
·         Eliade, Potapov, Buddress, Kam’ın dirilttiği, canlandırdığı ve konuşturduğu bu hayvanın aslında Kam’ın alt egosu emeget olduğunu iddia eder.
·         Bu törenle – davulun derisinin canlanması ile Kam bir yerde kendi kökünde yatan ilk ve temel canlıyı ululamaktadır.
Derinin sahibi hayvan- şamanın ağzından doğumundan, ana-babasından, çocukluğundan, avcı tarafından vurulduğu ana kadar geçen bütün yaşamından bahseder, şamana birçok işte yararlı olacağına söz vererek öyküsünü bağlar



SONUÇ


Bu çalışmada, Türk kozmogonisinin ve şaman dünya algısının davula nasıl yansıdığını ve davulda nasıl simgeleştiğini incelemeye çalıştık.  Davulun yapımı için gerekli malzemeler, şamanın bunları temini, davulun yapımı,  davulun parçaları, davulun çeşitli adları ve işlevleri üzerinde durmaya çalıştık.   Davul, Şamanı dünyanın merkezine taşımak, havada uçmasını sağlamak, ruhları çağırmak ve hapsetmek, şamanın işine yoğunlaşmasını ve içinde dolaşmağa hazırlandığı manevi alem ile temasa geçmesini sağlamak için çok önemli bir araçtır. Şaman davulu aracılığı ile bulunduğu yerde bir seyahat yapar, davulun arkasındaki kayın ağacından yapılan eezi gibi adlar verilen tutanağı onu yerin eksenine fırlatmış olur, şaman bu kanal ile yukarı ve aşağı dünyalarda seyahat eder. Türk ve şaman kozmogonisini davulda simgeleşmiş bir şekilde görmek mümkündür.

















KAYNAKÇA


And, Metin. Oyun ve Bügü, YKY, 2003
Bayat, Fuzuli. Türk Mitolojik Sistemi- 1-2 İstanbul: Ötüken, 2007
Çobanoğlu, Özkul. ‘Kayın Ağacının Türk Mitolojisindeki Yeri’
Çoruhlu, Yaşar. Türk Mitolojisinin Ana Hatlar, İstanbul: Kabalcı, 2002
Ergun, Pervi. Ağaç Kültü, Ankara: AKM, 2004
Esin, Emel. Türk Kozmolojisine Giriş. İstanbul: Kabalcı, 2001
Eliade, Mircea. Şamanizöm. Ankara:AKM, 2004
Ermetin, Günnur. Mevlevilikte Şamanizm ve Eski Türk Dininin İzleri. Töre, 2007
İnan, Abdülkadir, Tarihte ve Bugün Şamanizm. Ankara: TTK, 1995



[2]Orhon Yazıtlarının Bulunuşundan 120 Yıl Sonra Türklük Bilimi ve 21. Yüzyıl konulu 3. Uluslararası Türkiyat Araştırmaları Sempozyumu, 2010, 245-247

[3]NevillDrury, Okyanus Yayınevi, İstanbul, 1996
[4]NevillDrury, Okyanus Yayınevi, İstanbul, 1996
[6](http://www.musikidergisi.net/?p=1230 ) Gökhan Kıdar ile röportaj, Saliha Zengin

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder